reflections
November 21st, 2007 Kim O?

Benim kapınızı çalan, eşi, çocuğu uyanmasın diye el feneriyle gardırobundan kıyafetlerini çıkaran, bazen alacakaranlıkta altı başka üstü başka gri-lacivert takımlarını çizgili/çizgisiz karıştırıp altı-üstünü farklı giyen, ayaklarının ucunda kapıyı sessizce kapatıp çıkan, anahtarı bile çevirirken aman uyanmadılar inşallah diye çıkan evinden.

Benim kapınızı çalan, sabahın bir köründe yollara koyulup, sabah çayını ofiste içen. O an için çaycısını dünyanın en vazgeçilmez adamı olarak gören…

Benim kapınızı çalan, gün boyu bütün enerjisini ve şevkini, güleryüzünü, anlayış ve toleransını işine emeğine ve çevresine harcayıp, ara sıra “ev kadınları ne kadar şanslı bir tek koca var idare edecekleri, oysa benim…” diye düşünmekten kendini alamayan…

Benim kapınızı çalan, 1. vardiya bitiminde fazla mesaiye ve ctesi çalışmasına tahammülü olmayan, Londra metrosu misali 18:03′te karta basıp diğer mesaiye yetişmek için büyük şehir trafiğine kendini atan.

Benim kapınızı çalan, her akşam ev güzergahında dakika tutup eve giden en kestirme yolu deneyip denememe kararsızlığıyla bildiği yoldan şaşmayan.

Benim kapınızı çalan,zeytin gözlü,buğday tenli oğluşunu yarı karanlık ışıkları sönmüş yuvadan en son alan anne…

Merak etmeyin yabancı değilim.


Parse error: syntax error, unexpected ';' in /home/content/p/e/m/pembeyaka/html/wp-content/themes/reflections-101/comments.php on line 76