
| January 16th, 2008 | Esin |
En güzel köşem, çalışma köşem, ben bütün hikayelerimi bu dağınık odada yazarım. Küçük bir balkonum var, arada orda dumanlanırım. Sadece hikaye yazmıyorum, çoğu zaman çeviri yapıyorum. Ne iş alırsam alayım, gündüzleri nedense oturup pek bir iş çıkaramıyorum. Önce evle ilgili bütün işleri yoluna koymam lazım. Çocuklar okula hazırlanacak, mutfak, banyo arkalarından toplanacak, akşam için alışveriş yapılacak, akşam yemeği planlanıp hazırlanacak. Faturalar, ödemeler, aidatlar… her türlü dünyevi iş yoluna koyulacak ondan sonra belki gündüz biraz çalışmaya vaktim kalıyor odamda. Ama en ideal çalışabileceğim saatler gece onbuçuktan sonra, vücudum alıştı bu ritme, yorgunlukla özdeşleştim ben. Dinlenmiş halimi hiç hatırlamıyorum. Posted in Birinci Vardiya Hikayeleri, İkinci Vardiya Hikayeleri | Yorum Yok »
|
|
| January 16th, 2008 | Sen hangi tiptensin? |
Çalışma ve hayat koşulları ağırlaştıkça yeni yeni çalışma tipleri ortaya çıktı. B tipi bir insansanız yani sabah erken kalkamayan, kalksa bile öğleye kadar verimli çalışamayan insanlar birleşerek bir dernek kurmuşlar. Devlete yaptıkları baskı sonucu, B tipi insanların özel çalışma saati oluşmuş. Aslında işveren için şirketteki insanların verimli çalışması önemlidir. Eğer kişiler, 8′de gelip 11′e kadar verimli çalışamayacaklarsa erkenden işe gelmelerinin bence de bir anlamı yok. Burada dikkatimi çeken konu, bizim çalışma hukukumuz bu düzeye hangi yüzyılda gelecek? Posted in Birinci Vardiya Hikayeleri | Yorum Yok »
|
|
| January 15th, 2008 | Yerim Yurdum |