reflections
April 30th, 2007 Tam Tersi

(E) iþ yerindeki (K) arkadaþýna sorar:

-Biliyorsun haným hamile, ama doktoru deðiþitireceðiz. Tavsiye edeceðin bir doktor var mý? Kime gidelim?

(K)- Benim doktor haným çok iyidir vereyim mi numaralarýný? Hem de tam teþekküllü hastanede doktor. Tahlil, kontrol falan çok yorulmazsýnýz.

(E)- Ya iyi olurdu ama, benim haným (K) doktora pek güvenmiyor. Peki o hastanedeki (E) bir “kadýn doðumcu”ya bakalým o zaman.

(K)- Siz bilirsiniz, tamam.

(E) ve  hamile eþi ayný hastanedeki  (E)  doktor’un  hastasý oldular. Derken(E)  doktor doðuma daha var diye kongreye gitti. Bu arada (E) nin eþinin erken doðum sancýlarý baþladý, özel durumundan dolayý komplikasyon da yaþadý. Kim bebeði ve anneyi ölümden döndürdü dersiniz ?

April 30th, 2007 Hocam Hocam

Hocalar miting’de herþey tersine döndü memlekette. Liderlik, hatiplik kadýnlarda. Protesto mubah oldu.

Bugünleri de gördük. Proaktifliði býraktý millet, reaktifiz bugünlerde.

April 30th, 2007 Ýþi Kýramadým

Güneþli bir cuma, iþten de izin almýþým. Tam kýrma havasý.

Dýþardaki iþler tahminimden erken bitti. Ne boðaz, ne alýþveriþ, ne sinema… Döndüm yine kürkçü dükkanýna. Öðrenciyken de okul kýramazdým zaten.

Neden acaba?

April 26th, 2007 Müþteriyi Tavlamak

Eskiden pek kullanýlýrdý bu deyim. Åžimdilerde satýþý baðlama veya kapama  diyoruz. Ne oldu satýþ deðiþti mi? Artýk ikna da etmiyoruz müþteriyi. Tamam peki deðiþtik.

Deðiþtik de, bu ‘müþteriyi tavlama’ meselesine takýldým biraz. Acaba yeni nesillere yanlýþ mý aktarýldý bazý þeyler? (K) Satýcýlar, bankacýlar vb..  müþteri tavlamayý iþve, edalarýný kullanarak harbi tavlama olarak mý anlýyorlar ve yaþýyorlar?

April 26th, 2007 Hayat Kadýný

Karþýyým bu tanýmlamaya kardeþim. Daha doðrusu bu tanýmý çok güzel buluyorum. Ben de saatimi satýyorum. Gereðinde deðerlerimi, bildiklerimi kendime saklayýp oyunu kuralýna göre oynuyorum.

Bu arada bazý sektörlerdeki (K) çalýþanlarýn deðme konsomatrislere taþ çýkartacak giyim kuþam hal tavýr içinde olmadýklarýný söyleyemem. Örnek mi istiyorsunuz: 7 pont üstü sipsivri burunlu ve topuklu ayakkabýlar,siyah oklu çoraplar, oklarýn nereye doðru olduðunu siz tahmin edin, bi yerlere ramak kalmýþ yýrtmaçlar, þu kalýcý makyaj dedikleri makyaj ve tabii ki göðüs dekoltesi… Bu dekoltenin de tarifi deðiþmiþ artýk. Gömlek yakasýnda 2  düðme açýp mümkünse bir beden küçük gömlek giyeceksin. Naz, iþve, eda durumlarýný tariflememe gerek yok zaten.

Bu durumda hiç farkýmýz yok Hayat Kadýnlarýndan!!!…

April 24th, 2007 Åžans iþte !!!

Baþarýlýydý çünkü çok çalýþtý, peki þanslý mýydý? Elbette.

Peki ya çuvallayanlar ? Onlar çalýþýp çabalamadýlar mý?

Ýyi kötü  çalýþmýþlardýr. Ama bir yerlerde þanslarý yaver gitmedi. Bu kesin…

April 24th, 2007 Ýkinci evim (iþim)

ÝK’cý sorar:

- Neden iþ deðiþtirmek istiyorsunuz?

Aday:

- Bunu þöyle tarif edeyim:Bu sanki ev deðiþtirmek gibi, þu anda oturduðum ev 2 odalý güneþ görmüyor, su tesisatý çok eski, mutfak ve banyosu 20 senelik. Oysa ben 3odalý, güneþ gören, camý/çerçevesi pimapen, asansörlü ve su deposu olan bir eve geçmek istiyorum.

ÝK’cý içinden geçirir:

-Çattýk, burayý emlakçý mý sandý nedir?

ÝK’cý sorar:

- Anlýyorum, peki bizim ekibe neler katabilirsiniz?

April 17th, 2007 Yabancý bir ülkede çalýþan olmak

Geçen hafta yurt dýþýndaydým. Hani kendimizi vatanýmýzda gibi hissettiðimiz ülkelerden birisindeydim.

Tesadüfen orada 17 yýldýr oturan ve çalýþan bir anne ile tanýþtým. Adý Ayþe. Mesleði bir deðil tam 5 tane. Ben onunla  restaurantta tanýþtým.  Özellikle Türklerin geldiði  bir yer. Dediðim ya, tam 5 deðiþik yerde ve iþte çalýþýyor. Ertesi gün hastaneye gidecek idi. Ondan sonra mahkeme de tercümanlýk. Sonrasýnda Almanca öðretmenliði. Sonrasýnda yaþlý Türklere bakým.

5 deðiþik iþte baþýn dönmüyor mu diye sorduðumda “bütün iþlerimin özünde hizmet, güler yüzlülük ve mutluluk var” dedi. (Gerçekten de 6 gün boyunca onu izledim hep güleryüzlü idi.)  Yurt dýþýnda yaþayan Türklerin eðitimsizliðinden yakýndý. 20 yýldýr Almanyada olup da Almanca bilmeyen insanlarýn var olduðunu söyledi.  2. ve 3. kuþak Türklerin arasýnda eðitimin arttýðýný ama gene de kýzlarýn 18 yaþýndan sonra ya Türkiye’ye gönderildiklerini ya da Almanya’da kapý komþusunun Türk oðluyla evlendirildiðinden bahsetti.        

Yabancý bir ülkede bu kadar iþte çalýþan bir anne olmak nasýl diye sorduðumda ise gözlerindeki  ýþýltýnýn solduðunu gördüm. Çünkü kalbinden hasta 9 aylýk bir çocuðu vardý.  Alman eþinden  ve patronlarýndan çok büyük destek aldýðýný söyledi. Türk konsolosluklarýndan 17 yýldýr hiçbir destek alamadýðýný da vurguladý.

Ayþe ile tanýþtýðým için mutlu oldum.  O yaþadýðý ülkenin insanlarýndan yardým gördüðü için  o ülkenin vatandaþý olmuþ. Ama yaptýðý 5 iþte Türklere hizmet ediyor.    

April 15th, 2007 Yanýldýlar

Çok zorlandým, zorlandýkça hýrslandým ama isteðimi hiç kaybetmedim. Önce ailem,sonra çevrem ve çevremin etkisiyle gene ailem beni bu iþten çok vazgeçirmeye çalýþtýlar. Ama yine de benim istediðim oldu.

Maddi destekleri olmasa yurtdýþýna gidemezdim.  Bir denesin bakalým, tutamadýk elimizde diyerek uðurladýlar beni. Koþa koþa dönecektim onlara göre ama 15 yýldan fazla kaldým oralarda ve baþardým.

Åžimdi burdayým.  Kendi iþimi projemi yürütüyorum. Tüm bunlardan ne mi öðrendim? Ýnsanýn geleceðiyle ilgili kararlarda çevrenin etkisinin bazen tam tersine olabileceðini. Yani bu kýz bu iþi beceremez, bu iþ bu kýzdan çýkmaz diyenlerin yanýlabileceklerini gördüm ve gösterdim   .

April 15th, 2007 Yaþýmýz kadar

Bu temmuz’da artýk emekli ederler beni. 36 yýldýr çalýþýyorum. Özel bir kurumda hemþireyim. Öyle alýþtým ki buraya kendi evim bile bana yabancý gelecek. Bütün arkadaþlarým burdan. Komþularýmý pek tanýmam. Tanýsam bile selam sabah o kadar. Cumartesileri de çalýþýyorum. Ýþ yerim Anadolu yakasýnda, evim Kurtuluþta kaç yýldýr gelip giderim. Bir kýzým var o da yeni çalýþmaya baþladý. Eþim benden önce emekli oldu. Kýzýmý niþanladýk. Aslýnda onun düðününden sonra ayrýlmayý düþünüyordum ama. Åžimdilik herhalde olmayacak.

Ýþ yerindeki genç hanýmlar bana þaþýrýyorlar. ‘Yaþýmýz kadar çalýþmýþsýn git biraz dinlen’ diyorlar. Bense yeni hayatýmda beni kocaman bir boþluðun beklediðini sanýyorum. Ve ürküyorum. Yanýlmayý diliyorum tanrýdan.