reflections
January 16th, 2008 Esin

En güzel köşem, çalışma köşem, ben bütün hikayelerimi bu dağınık odada yazarım. Küçük bir balkonum var, arada orda dumanlanırım. Sadece hikaye yazmıyorum, çoğu zaman çeviri yapıyorum. Ne iş alırsam alayım, gündüzleri nedense oturup pek bir iş çıkaramıyorum. Önce evle ilgili bütün işleri yoluna koymam lazım. Çocuklar okula hazırlanacak, mutfak, banyo arkalarından toplanacak, akşam için alışveriş yapılacak, akşam yemeği planlanıp hazırlanacak. Faturalar, ödemeler, aidatlar… her türlü dünyevi iş yoluna koyulacak ondan sonra belki gündüz biraz çalışmaya vaktim kalıyor odamda.

Ama en ideal çalışabileceğim saatler gece onbuçuktan sonra, vücudum alıştı bu ritme, yorgunlukla özdeşleştim ben. Dinlenmiş halimi hiç hatırlamıyorum.

January 6th, 2008 Lüks

Lüks yaşamak paraya bakmaz. Neden mi? Bazı şeylerin parayla değerini  ödeyemezsin de ondan. Kendine zaman ayırmak, dilediğince birkaç saat geçirmek, bunlar da lüks oldu artık. Gündüz uyumak, hafta sonu oraya buraya koşturmamak. Evde yemek olsun diye mutfakta debelenmek değil, canın istediği için birkaç saat sonrası için yemek yapmak. Yürümek Fenerbahçede, Arnavutköyde dönüş saatini düşünmeden. Çıkmamak banyodan sıkılana kadar, topuklarına kadar kremlenmek.

Kendimle kalmak lüksüm benim!!!

January 6th, 2008 Kendine

Bayılıyorum kendine tabi yaşayanlara. Ama bir karar vermişsen bağlanmaya unutacaksın kendine yaşamayı. Kaçacak çok az yer var, unutma kaçtığın yere kafan rahat da pek gidemezsin. Etraf sarılı ne yazık ki:).   İş-eş-çocuk zamanın onların. Peki ister miydin başka bir hayat?

Sahnemi değiştirmek isterdim herhalde ama şimdilik oyunculardan memnunum.

November 18th, 2007 Hayal