reflections
April 21st, 2009 Vurun Kahpeye

Bu romaný yeniden okuyor, ve yaþýyor gibiyiz, bugünlerde… Bu kadar mý hiçbirþey deðiþmez bu coðrafyada? Zaman, mekan, koþullar deðiþiyor sanýyoruz, ama 100 yýllýk bir hikayeyi hala yaþýyoruz. Ne içinden çýkýlmaz bir durum… Ya da ne kadar basit aslýnda. problem hep ayný, çözümü ortada…

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
March 8th, 2009 8 Mart’a ne oldu?

8 mart artýk herkesin dilinde, iyi mi oldu? iyi oldu niye iyi olmasýn ki? herkes iyi kötü 8 martýn ne olduðunu bliyor artýk. peki ne deðiþti? Tabii ki hiçbirþey. Herþey ayný. Ama bir dakika bugün daha bir indirim var hanýmlara maðazalarda. Onlar para harcasýn , daha çok kýyafet, ayakkabý,kozmetik, alsýn ülke ekonomisi canlansýn tabi buna ihtiyaç var. Ekonomiye böyle katkýda bulunsun kadýnlar. Tüketen kadýný mutlu etmek, üreten kadýný mutlu etmekten daha kolay ne de olsa.
Artýk seçim minibüslerinden kadýn sesleri de yükseliyor daha ne isteriz ki, bu sene bu partiden aday gelecek sene diðer partiden. Ne alt yapý, ne parti tabanýndan gelmen gerekmiyor ne de olsa bu iþlerde, önemli olan sponsorlarýn var mý? Bi arada býyýklý kadýn afiþleri sarmýþtý istanbulu neyse bu sene pek bu tip uç propogandalara girilmedi çok þükür.
Bakýn siz de sevinin, çaðdaþlaþýyoruz.
Niye dert ediyorsunuz ki?

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
January 11th, 2009 Dön Dur

Birþeyler yapmam lazým, otur otur, zaman geçmiyor.

-Ama öyle deme çoluk çocuk, ev iþleri , hiç oturduðunu görmüyorum valla.

- Doðru söylüyorsun, evin iþi hiç bitmiyor. Dön dur ayný þeyler. Eskiden evi özlerdim.Ev iþi yapanlara özenirdim. Þžimdi de çalýþma hayatýný özlüyorum. Evde stres yok çok þükür ama ev iþleri çok nankör. Elin sudan çýkmýyor. Temizlikçi kadýn da almýyorum artýk. Temizlik bitse ,ütü, onu bitirdin çocuklarýn yemeði, akþamlarý uyuyakalýyorum kanepede.

-Çalýþýrken de bütün bu iþler oluyordu, deðil mi.

-Evet hiç olmazsa iþe gidip biraz dinleniyorduk. Ö–nümüze çay kahve, 3 kap yemek hazýr geliyordu:)

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
January 11th, 2009 Tam Tersi

E) iþ yerindeki (K) arkadaþýna sorar:

-Biliyorsun haným hamile, ama doktoru deðiþitireceðiz. Tavsiye edeceðin bir doktor var mý? Kime gidelim?

(K)- Benim doktor haným çok iyidir vereyim mi numaralarýný? Hem de tam teþekküllü hastanede doktor. Tahlil, kontrol falan çok yorulmazsýnýz.

(E)- Ya iyi olurdu ama, benim haným (K) doktora pek güvenmiyor. Peki o hastanedeki (E) bir “kadýn doðumcu”ya bakalým o zaman.

(K)- Siz bilirsiniz, tamam.

(E) ve hamile eþi ayný hastanedeki (E) doktor’un hastasý oldular. Derken(E) doktor doðuma daha var diye kongreye gitti. Bu arada (E) nin eþinin erken doðum sancýlarý baþladý, özel durumundan dolayý komplikasyon da yaþadý. Kim bebeði ve anneyi ölümden döndürdü dersiniz ?

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
October 5th, 2008 Hayat Kadýný

Karþýyým bu tanýmlamaya kardeþim. Daha doðrusu bu tanýmý çok güzel buluyorum. Ben de saatimi satýyorum. Gereðinde deðerlerimi, bildiklerimi kendime saklayýp oyunu kuralýna göre oynuyorum. Bu arada bazý sektörlerdeki (K) çalýþanlarýn deðme konsomatrislere taþ çýkartacak giyim kuþam hal tavýr içinde olmadýklarýný söyleyemem. Örnek mi istiyorsunuz: 7 pont üstü sipsivri burunlu ve topuklu ayakkabýlar, siyah oklu çoraplar, oklarýn nereye doðru olduðunu siz tahmin edin, bi ryerlere ramak kalmýþ yýrtmaçlar, þu kalýcý makyaj dedikleri makyaj ve tabii ki göðüs dekoltesi… Bu dekoltenin de tarifi deðiþmiþ artýk. Gömlek yakasýnda 2 düðme açýp mümkünse bir beden küçük gömlek giyeceksin. Naz, iþve, eda durumlarýný tariflememe gerek yok zaten. Bu durumda hiç farkýmýz yok Hayat Kadýnlarýndan!!!…

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
September 18th, 2008 Haydi Çocuklar Ofise

Çocuðunuzu çalýþtýðýnýz yere rahatça götürebiliyor musunuz? Bazýlarýnýzn yarým aðýzla evet dediðini duyar gibiyim. Çalýþma koþullarý aðýr olan, üretimde çalýþanlar bunu pek yapmaz, yapamazlar. Ama çoðunlukla çocuðun ofise gelme durumu zorunluluktan  bazen de çaresizlikten olur. Hele böyle durumlar patronlarýn gözüne batar mý? E batar! Çünkü çocuk hala ayak baðýdýr size, onlarýn gözünde. Ben bu yönden þanslý bir çocuktum, hem annemin hem de babamýn iþ oramlarýnda rahatça gezinirdim. Ama benim çocuðum için bu pek geçerli deðil.

Tüm zorunluluklarýn ötesinde, amerika’da yýlda 1 gün neredeyse bir gelenek, bayram haline gelmiþ bu iþ. Önce kýz çocuklarý için baþlamýþ, kýz çocuklarýný okumaya çalýþmaya teþvik etmek için, daha sonra da cinsiyet ayrýmcýlýðýna girmeden kýz ve erkek çocuklarýn anne- babalarýnýn iþlerine gitmeleri desteklenmiþ. Bununla ilgili dernekler/vakýflar bile var.

Çocuðunuzu iþ yerinize götüremeyebilirsiniz. Ama en azýndan iþ yaþamýnýzla ilgili þikayetlerinizi ve problemlerinizi onun yanýnda konuþmayýn. Çalýþmanýn iyi taraflarý, iþinizin güzel yönleri bunlarý yansýtabilirsiniz ona kolaylýkla…

Küçücük beyinleri daha bu yaþlarda çalýþmaktan soðumasýn.

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
September 18th, 2008 Reklamda Kadýn

AB reklamlarda kullanýlan kadýn kliþelerine de el atmýþ. Zayýf kadýn, seksi kadýn, vb… Ben bunlardan en çok ortalýðý silip, süpürüp cilalayan, kuþ sütü eksik sofralar kurup kaldýran, kullandýðý deterjanla beyazýn beyazlýðýný kanýtlayanlara takýyorum.

Ama haksýzlýk etmeyelim son zamanlarda reklamlarda mutfak robotu ve çamaþýr makinelerine de erkek eli deðiyor.

Neyse þimdi girmeyelim hedef kitle, A,B, profil muhabbetlerine… Ama benim bir sorum daha var: o probiyotik yoðurtlar bir tek kadýnlarýn mý gazýný alýyor?

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
September 18th, 2008 Cadý
Siz hiç parkta, bahçede, apartman boþluðunda piyes oynadýnýz mý? Evden kaçýrýrsýn minderi, kilimi, tabureyi hazýrlarsýn sahneyi. Pamuk prenses, Rapunzel, Külkedisi kapýþýlýrdý roller. Sona kalan zor ikna edilirdi Cadý olmaya. 

Bilseydim iþ dünyasýnda cadý olmanýn bu kadar makbul olduðunu,  tekrar tekrar oynardým cadý rolünü.

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
September 10th, 2008 Pozitif düþünme sanatý

Bir süredir yaþadýgým olaylar nedeniyle pozitif düþünme üzerine eðitim almaya baþladým. Meðerse son zamanlarda bu konu üzerine kafa yorma ihtiyacý olan ne kadar çok insan varmýþ. Ýþin aslý bence yaþadýðýmýz dünyanýn insanlarý çok zorluyor olmasý. Gerçekten de öyle. Profesyonel insanlar bile artýk bizlere bencilliðin çok normal bir duygu olduðunu benimsetiyorlarsa, yaþamak sizce de zorlaþmaz mý? Kendi mutluluðun için çevreni yok saymak veya insanlarý mutsuz kýlarak mutlu olmaya çalýþmak, bu Dünyayý çirkinleþtirmez mi?

Ýþte bütün bu insanlara karþý Dünya’nýn hala daha güzel olduðunu görebilme sanatýný öðrenmek lazým. Bunun için Ýrade Gücü, yürek ve akýl üçlüsüne ihtiyaç var. 

Haydi kadýnlar, en azýndan kendimz ve de çocuklarýmýz için bunu öðrenelim…..        

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »
August 23rd, 2008 Ýþe Dönüþ

Rüya bitti. Ekmek elden su gölden aylaklýklar bitti.Döndük yine kürkçü dükkanýna. Sýcaklar, izne çýkanlar biraz aðýrdan giden iþler. Patronlarda bile bir rehavet. Herkes birbirini bekliyor çalýþmak için.

Bir taraftan da stressiz ofis ortamýnýn tadýný çýkaranlar var. Herþey aslýnda olmasý gerektiði gibi gelir bu dönemde. Ele alamadýðýn iþler için vakit bulursun. Telefonun daha az çalar, daha az mesaj gelir ve iþin daha az bölünür.

Bazen de tam tersi olur. Ofis laklakçýlarý vardýr. E ne de olsa bu yazýn maceralarý anlatýlacak, resimler gösterilecek, paylaþýlacak yenilenler içilenler. Öyle böyle bu günler de sayýlý, yakýnda tempo yükselir. Ararsýnýz bu günleri…

Posted in Uncategorized | Yorum Yok »